Leie ırmağının yanındaki Turkiye

11 Mayıs Pazar günü Buren van de Abdij ve Herberg Macharius çok enteresan bir görüşme düzenlediler.

Yazar Tina De Gendt ve muhabir John Vandaele Belçika Türk Dernekleri Birliği’nden Hatica Karakaya ve Fruitco manav dükanından Bayram Özdemir’le görüştüler.

Hem birinci jenerasyon hem ikinci jenerasyon Türkler hakkında konuşuldu…

Birinci jenerasyondan olan Bayram Belçika’ya geldiğinde 11 yaşında olduğunu belirtiyor. Henüz ülkenin dilini bile konuşamayan Bayram okula gitme mecburiyeti olduğunu anlatıyor. Daha sonra öğretmenlerin ve kendisinin özverisiyle bırak Flamancayı, Flamanca’nın yerel aksanlarına kadar bütün dili öğrendiğini aktarıyor. Ayrıca Bayram yerel halkın zamanında daha canı yakın olduğunu ve hiçbir şekilde ırkçılığa uğramadığını anlatıyor.

Hatice Gent’te doğdu ve büyüdü. Herzaman 2 kültürün arasında kaldığını söylüyor. Türkiye’ye gittiğinde ‘gavurcu’ gözüyle, Belçika’da ise kendisine Türk olarak bakıldığını söylüyor. Kendi annesi ve babasının Belçika’da kesinlikle ırkçı veya dışlayıcı durumları maruz kalmadığını ama kendisinin aksine birçok defa bunlara maruz kaldığını söylüyor. Bazı şeyleri kabullenmek bazı kişiler için çok zor bir durum gibi geliyor. “Bizde Belçika’da doğduk, bizde kendimizi evimizde hissetmek istiyoruz “ diyor. “Ve ayrıca ismim Türk ismi, tenim biraz kara ama bende bir insanım“ diyor.

Daha fazla bilgiyi kitapta bulabilirsiniz. BTDB’nin Gent şubesinde de kitabı satın alabilirsiniz.

Turkse Unie

Turkse Unie

Turkse Unie

Turkse Unie

 Brüksel, Dernek faaliyetleri